11 Şubat 2016 Perşembe

" CPA "

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde, zaman kavramı sizi içinde boğacak kadar hızlı işliyor. Siyaset sarmalı içinde dönüp dolanan bir ekonomide, haftalık ekonomi yazısı yazmak insanın sinir sistemini de allak bullak ediyor.

Düşünün ki, size sayı cambazlığı ile kabul ettirilen veriler kargaşası var ve bu veriler içinden gerçekten doğruyu yansıtacak olanı seçmek zorundasınız. Buna eklenen yurt dışı veriler kaosu daha da büyütüyor. Ve işin garip tarafı daha yılın ikinci ayındayız. 

Şimdi basit bir ekonomik modelden bahsedelim. İster enflasyondan arındırın ister arındırmayın. İster fırsat maliyeti hesaplayın ister hesaplamayın. Bazen o kadar basit bir sayı önünüzde size bakar ki, görmemek haksızlık olur. Ya da basit bir modelleme tüm sorularınızın cevabıdır.

Benim basit modellemem, CPA , " Cepteki Para Analizi "

Cebinizdeki para sizin paranızdır. Tabi bunu biraz daha daraltalım. Faturalar, zorunlu ödemelerden arta kalan ve ayrıca kredi kartlarınız hariç. Bir sonraki günü düşünmeden; fatura gününüzü ötelemeden sadece sizin kullandığınız cebinizdeki para.

Boş verin FED Başkanının açıklamalarını, Rusya gerginliğini, Ortadoğu açmazını, ya da bütün kargaşa üçgenlerinin başımıza ne işler açacağını, ya da unutun Çin'deki büyüme rakamlarındaki daralmayı... ( gerçi bunların hepsi bizim gene cebimizi boşaltır ama olsun. )

Gerçekten ne kadarınız var. Size ait. Kullanımınıza ayırdığınız. Gerisini düşünmeden doya doya harcayabileceğiniz. Cepte 5 TL kaldı diye yürüyerek gitsem mi, acaba demeden. 50 liraya bulunmaz hint kumaşı muamelesi yapmadan.

Kâydi para şekliyle değil, Nakit haliyle... Sıcak paranız.

İşte gerçek ekonomi o zaman başlıyor. Cebinizdeki ekonomi, yatırım yapmanıza engel ise boşuna kavga etmeyin dolar-euro endeksleri ile ya da altının çıkışına gözünüzü kapayın. Cebinizde sürekli bir tersine akım varsa, hiç dert etmeyin Janet YELLEN' i, hatta kim olduğunu bile umursamayın. Çünkü onun iki dudağından kelimeler dökülmeden sizin cebiniz çoktan boşalmış olacak.

Balık hafızalı olduğumuz söylenir. Psikolojik bir takım sınırlar ekonomide de mükemmel işler. Kabul edilebilirlik sınırları diyebilirsiniz. Doların 2 TL üzerine çıktığı ve Şimdi ne olacak dediğiniz zamanı hatırlıyor musuz ? 

Yoksa Hep 3 TL civarında mı dalgalanmıştı. Aşağı yukarı 7 - 8 ay önceye gidin, çok değil
Hafızanızı zorlayın... Çünkü asıl sorunun cevabı bu küçük hesaplarda gizli. Biz ne zaman bir şeyleri hatırlamaya başlarız, cebimizdeki para da o zaman değer kazanır.


Gerisi emin olun sayıların bize oyunu...