4 Ocak 2016 Pazartesi

25 Aralık tarihli Bursa Uludağ Gazetesinden ...



Bir seneyi daha geride bırakmaya sayılı günler kaldı. 2015 yılının Türkiye ekonomisi fotoğrafında neler vardı sizce ?

Öncelikle FED’in, Demokles’in kılıcı gibi tepemizde sallanan faiz artırım baskısı unutulmayacaktır. Geride bıraktığımız hafta bu faiz artırımının nihayet gerçekleşmiş olması ile asıl baskının bizi 2016 yılında beklediğini daha da idrak etmiş olduk. 2015 yılını ileride anlatırken seçimler ile geçen bir yıl olduğunu da unutmayacağız herhalde. 

Siyasi kısmına girmeden, pek çok ekonomik vaadin verildiği ve gerçekleşme ümitlerinin 2016 yılına taşındığı bir geçiş yılı da diyebiliriz. Asgari ücret artışı, taşınan bu ümitlerin belki de ilk çözüleni olarak Ocak ayında bizleri bekliyor. Ya da ilk karmaşası. 

Ne garip ki pek çok ekonomik trendin başlangıcına işaret eden 2015 yılı, önümüzdeki 2016 ve sonrası içinde belki de biz henüz daha farkında olmadan sürprizlerini hazırladı.

Geriye dönüp hatırlanacak, atıfta bulunulacak bir yıl oldu, 2015. Küresel ekonomik sorunların daha da belirginleştiği, başta Çin’deki bozulan büyüme ile birlikte gelişmekte olan ülkelerden kaçışın ve mevcut pastanın kırılgan ekonomiler için daraldığı bir dönemin içerisine giriyoruz artık. Dünya ekonomisindeki büyümeyi de etkileyen Çin rüzgarı, develüasyonlu bir sürecin içerisine giderek daha da çekilirken, Avrupa’daki durgunluğun da devamı ediyor olması; kırılgan beşliyi zor günlerin beklediğinin habercisi.  

Şüphesiz, petrol ve emtia fiyatlarındaki düşüş te yılın en belirleyici unsurların biri oldu. Rusya’nın ciddi anlamda kriz içinde boğuşmasındaki temel faktörlerden biri de petrolün etkisi. Gerçi petrol ve emtia fiyatlarındaki geri gelme ülkemizde cari açığın sistemsel olarak azalmasını sağlasa da, yapısal reformlar konusundaki özverili çalışmalarımız ( ! ) kırılganlığımızı değiştirmedi.

ABD ekonomisindeki toparlanma sinyallerinin artık daha belirgin olması ile son bulan bol para dönemi, artık yerini faizin kaç puan arttığı konusuna bırakacak yeni yılda. Aslında küresel ekonomik büyümenin lokomotifi olacak bir ülkenin bulunuyor oluşu içimize umut kırıntılarını serpen tek unsur herhalde. 

Enflasyon hedefi tutmadı. Büyüme hedefi tutmadı. Yıl içinde dolar  3 TL’yi geçti ki, yıl sonu kapanışı 2,90’ların üzerinde olacağa benziyor. TCMB bağımlı mı, bağımsız mı bilen yok, İtibar kısmına girmiyorum bile. Rusya ile yaptırım savaşındayız, olan turizme oldu. Kaosa dönen Ortadoğu coğrafyasından nemalanalım derken, giderek ekonomik gerçeklerden uzaklaşıyoruz. 

Kısaca Hoş Geliyorsun di mi, 2016 ?
                                                                             
                                                                                                                                                                 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder