Bir seneyi daha geride bırakmaya
sayılı günler kaldı. 2015 yılının Türkiye ekonomisi fotoğrafında neler vardı
sizce ?
Öncelikle FED’in, Demokles’in kılıcı
gibi tepemizde sallanan faiz artırım baskısı unutulmayacaktır. Geride
bıraktığımız hafta bu faiz artırımının nihayet gerçekleşmiş olması ile asıl
baskının bizi 2016 yılında beklediğini daha da idrak etmiş olduk. 2015 yılını
ileride anlatırken seçimler ile geçen bir yıl olduğunu da unutmayacağız
herhalde.
Siyasi kısmına girmeden, pek çok ekonomik vaadin verildiği ve
gerçekleşme ümitlerinin 2016 yılına taşındığı bir geçiş yılı da diyebiliriz.
Asgari ücret artışı, taşınan bu ümitlerin belki de ilk çözüleni olarak Ocak
ayında bizleri bekliyor. Ya da ilk karmaşası.
Ne garip ki pek çok ekonomik trendin
başlangıcına işaret eden 2015 yılı, önümüzdeki 2016 ve sonrası içinde belki de
biz henüz daha farkında olmadan sürprizlerini hazırladı.
Geriye dönüp hatırlanacak, atıfta
bulunulacak bir yıl oldu, 2015. Küresel ekonomik sorunların daha da
belirginleştiği, başta Çin’deki bozulan büyüme ile birlikte gelişmekte olan
ülkelerden kaçışın ve mevcut pastanın kırılgan ekonomiler için daraldığı bir
dönemin içerisine giriyoruz artık. Dünya ekonomisindeki büyümeyi de etkileyen
Çin rüzgarı, develüasyonlu bir sürecin içerisine giderek daha da çekilirken,
Avrupa’daki durgunluğun da devamı ediyor olması; kırılgan beşliyi zor günlerin
beklediğinin habercisi.
Şüphesiz, petrol ve emtia
fiyatlarındaki düşüş te yılın en belirleyici unsurların biri oldu. Rusya’nın
ciddi anlamda kriz içinde boğuşmasındaki temel faktörlerden biri de petrolün
etkisi. Gerçi petrol ve emtia fiyatlarındaki geri gelme ülkemizde cari açığın
sistemsel olarak azalmasını sağlasa da, yapısal reformlar konusundaki özverili
çalışmalarımız ( ! ) kırılganlığımızı değiştirmedi.
ABD ekonomisindeki toparlanma
sinyallerinin artık daha belirgin olması ile son bulan bol para dönemi, artık
yerini faizin kaç puan arttığı konusuna bırakacak yeni yılda. Aslında küresel
ekonomik büyümenin lokomotifi olacak bir ülkenin bulunuyor oluşu içimize umut
kırıntılarını serpen tek unsur herhalde.
Enflasyon hedefi tutmadı. Büyüme
hedefi tutmadı. Yıl içinde dolar 3 TL’yi
geçti ki, yıl sonu kapanışı 2,90’ların üzerinde olacağa benziyor. TCMB bağımlı
mı, bağımsız mı bilen yok, İtibar kısmına girmiyorum bile. Rusya ile yaptırım
savaşındayız, olan turizme oldu. Kaosa dönen Ortadoğu coğrafyasından
nemalanalım derken, giderek ekonomik gerçeklerden uzaklaşıyoruz.
Kısaca Hoş Geliyorsun di mi, 2016 ?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder