HUZUR
ADASINDA AŞK GEMİSİ
Normal şartlarda blogumda siyasi içerikli yazıları yazmaktan
uzak duruyorum. Siyasetin de inanç gibi aşırı uç noktaları barındırması
nedeniyle şahsi fikirler düzeyinde kalmasının daha sağlıklı olduğu
düşüncesindeyim. Aşırı tutumlar; yıllardır dost sohbeti yaptığınız insanların
nasıl değiştiğini gösteriyor.
Neyse, ülkede yaşanan patlamaların üzerinden daha 2 gün
geçmeden, coşkuyla açılışı yapılan Osmangazi Köprüsünün neleri unutturduğunu
düşünüyorum ki, ülke “ HUZUR ADASI” haline gelmiş.
Ağır bir söz gelmiyorsa size, vicdani rahatlığınız umarım
3.000.000 Suriyelinin de VATANDAŞ statüsü ile aramıza katıldığında devam eder.
Hepimizden alınan hakların, bedelsiz bir biçimde yeni vatandaşlarımıza sağlanıyor
olması bende ciddi bir iç huzur yaratıyor.
Aralarından kalifiye olanların, İngiltere ya da ABD
tarafından alınmadığını sanıyorsanız, uyanın o kısım çoktan halledildi. Burada
kalanların kalifiye olması bir kenara, ara eleman bile olmasının nasıl
sıkıntılı bir durum olduğunu ne zaman fark edeceğiz. Haklısınız, ne zaman bizim yerimize ucuz iş
gücü olarak ikame edilirler, bir şeyler için uyanma vaktimiz gelir. Tabi iş
işten ne kadar geçmiş olur, onu bilemem.
Yoksa ikame ediliyorlar mı? Etrafınıza ya da iş yerinize
bakın. Kaç Suriyeli çalışmaya başladı ve sizden daha maliyetsiz olduğu için kaç
arkadaşınızın işine son verildi. Sırada kim var dersiniz?
MB, bankası faizleri indirdiği için zaten kredi muslukları
son sürat açıldı ya, herkes nasıl yeni yatırım yaparım çabasında. Sanayi siteleri
kapanandan ziyade, yeni daha kaç tane fabrika açarız diyen iş adamları ile
kaynıyor.
Rusya’nın ilk uçağı da indi, zaten artık turizm kurtuldu,
sayılır. Seneyi kaybetmiş olamayız ki, Dünya’nın birçok şeyi kaybettiği bir
yılda muhtemelen bir şeyler bizi teğet geçiyordur. Bunu zamanı geldiğinde
devlet büyüklerimiz zaten açıklıyor.
Hangi duruma nasıl hazırlanabileceğimizi içeren bir planımız
yok, farkında mısınız? Dünya, Brexit’in kendilerine yansımalarını tartışırken,
biz gayet rahat bir biçimde sorgulamadan devam ediyoruz. Hatta faydasını
göreceğimize bile inanıyoruz. Daralan bir dünya da, hiçbir plan yapmadan, devam
etmek sanırım bize özel.
İşlerimizi teker teker yeni vatandaşlarımıza bedelsiz
kaybedeceğimizi bile göremiyoruz. Uyanmaya zaten niyetimiz yok bari…
Huzur Adasında, Aşk Gemisi ile seyahat ediyoruz. O buz dağı ne zaman çıkacak karşımıza bakalım.
Not: FED, bu yazıda dikkate dahi alınmamıştır. Nasıl olsa
olanı yaşıyoruz. Gelecek planlamaya
gerek yok.


