14 Kasım 2015 Cumartesi

küçük bir yazı ( 3 ) .....



7 Haziran seçimleri öncesinden çok daha farklı bir tablo ile karşı karşıyayız.

Siyasi istikrarın yakalanamadığı, ancak koalisyon dahi olsa, ufukta bazı ışık parçacıkları bıraktıran 7 Haziran süreci sonrasında ekonomi daha dalgalı bir denizde yol alıyor. Döviz her iki cephede rekorlarını tazelemeye devam ederken, ABD’de faiz artırım sürecinin henüz daha başlamamış olması; doların yukarı yönlü hareketinin devam edeceği işareti olarak algılana bilinir. Euro’nun da bu belirsiz siyasi çerçeve içerisinde aşağı salınacağını kısa vadede düşünmek mantıksız olacaktır. 

Avrupa’yı ABD’den farklı ayrıştıran unsurların başında, içerisindeki belirsizlikleri ötelemiş olması geliyor. Avrupa dinamikleri, mevcutta bulunan ekonomik sorunları, kulak arkası etmeye devam edeceğe benziyor. Ancak gelen mültecilerin, yerleşik yapı içerisinde yer almaya başlaması ile Avrupa’nın ekonomi çarkları, dişlilerini sıkmaya başlayacaktır. Bu da Euro ‘yu orta vade ve uzun vade de Dolara karşı kaybeden başka bir para birimi yapar.

Kırılgan beşli içinde zayıf halka durumunda olan ülke ekonomimiz ise, Aralık ayına kadar inişli çıkışlı sürecine, özellikle inişli sürecine devam edecek gibi. Turizm gelirlerimizin azalan eğilimde hareket ettiğini düşünürsek, cari açığımızdaki tehditkâr baskı ile 2016’ya gireceğimizi söylemek mümkün.  

2016’nın tablosu için şu an konuşmak, evet erken, ancak bazı verileri tahmin ederek yorumda bulunmak çok zor olmasa gerek. 

Ayrıca Çin’i denklemin içine katmadık. Çin’deki ufak bir çalkantı bile küresel ekonomi de şu an ciddi dalgalara dönüşebiliyor ki, bu dalgaların altında gelişmekte olan ülke kategorisindeki ülkeler kalır. Ucuz iş gücü maliyetlerinin değiştiği tabloda, ihracatçılarımız için üretim noktasında farklı bir sorun daha baş gösterir. Bu da cari açıktaki kısır döngümüze bir olumsuzluk daha eklenmesi demektir. 

Ülkemiz kısa süre içerisine 3 seçim sığdırmanın ve seçim ekonomisinden az yara almanın hesabını yaparken, 4.seçime hazırlanıyoruz ki, aynı yıl içinde 2.genel seçim.  

Aslında dövizin, borsanın gösterge olmaktan çıkıp, cepteki para analizinin yapılması gereken bir takvim içerisinde yer alıyoruz. Bizim sene sonu dolar tahmini ya da borsa kapanış çizelgesinden çok şu anda cebimizdeki paranın değerini koruyarak ( dövizdeki dalgalanma ile imkânsızlaşıyor ), harcama bütçemizi nasıl standartta tutarız, onun haritasını bulmamız lazım.    

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder